ANA MENÜ  
  ANA SAYFA
  KURULLAR
  DUYURULAR
  ETKINLIKLER
  GENEL FALIYETLER
  HAKKA YÜRÜYENLER
  AKM HABERLERI
  RESIM GALERISI
  UYDU HARİTALARI
  ALEVİ-BEKTAŞİ KRONOLOJİSİ
  SİVAS ŞEHİTLERİ
  İSLAMIN DOĞUŞU
  ALEVILIK
  => HZ.MUHAMMED
  => KIRKLAR CEMI
  => ON IKI IMAMLAR
  => 4 KAPI 40 MAKAM
  => CEMDE 12 HIZMET
  => CEM NEDIR
  => SEMAH NEDIR
  => DEDELIK NEDIR
  => MÜSAHIPLIK NEDIR
  => ERKAN NEDIR
  => MUHARREM ORUCU
  => ANADOLU ALEVILIGI
  => MASUMU PAK KIMLERDIR?
  => HZ. ALİ'DEN ÖZ DEYİŞLER
  => OCAK SISTEMI
  => ALEVI OCAKLARI
  => ALEVİ BEKTAŞİ DERGAHLARI
  => GÖRGÜ NEDİR ? DÜŞKÜNLÜK NEDİR ?
  PIR H.BEKTASI VELI
  PIR SULTAN ABDAL
  YEDI ULU OZANLARIMIZ
  ALEVI LINKLERI
  ZIYARETCI DEFTERI
  ILETISIM
  CANLI TV IZLE
  VIDEOLAR
  SON DAKIKA HABER 3
  TÜM GAZETELER
  Yeni sayfanın başlığı
ERKAN NEDIR

Sözlük anlamı olarak esaslar, direkler demektir.   Alevilik erkanı denildiğinde Aleviliğin esasları , yol kuralları , kısacası yolu anlaşılır. Alevilik yolunda 7 farz 3 sünnet vardır.


3 SÜNNET
Allah’ın birliğine inanmak,
Kalbinde adavet olmamak, kötülük etmemek,
Tarikatın emirlerini yerine getirmek

7 FARZ
Mürebbisine düşe
Müsahib ola
Taç uruna
Sırdar ola
Yar a yar ve özü ulu ola
Beli Berk ola
Hakk’a sohbet kıla

Alevi yolunun dinsel yapısının anlaşılması için, kişinin sünnet ve farz kavramlarını bilip, yaşamında uygulaması gerekir. Bu sünnet ve farzlar, kişinin “İnsan-ı Kamil” mertebesine ulaşmasında birer yol göstericidirler.

 Buyruk'ta üç sünnet ve yedi farz şöyle açıklanıyor:

 

Üç Sünnet:

Birincisi: Hakk kelamından uzak durmamak, her an Allah’ı zikretmektir ta ki, zikrin nuru kalbine düşsün ve talibin gönlünü temizlesin. Gönül aynasını temiz tutan ve cilalayan bir kimsenin gönlünde Hakk tecelli eder ve o kimsenin dilinden Hakk, konuşur, yapan, eden hep Hakk, olur.

İkincisi: Kalbinden tüm kötülüğü çıkarıp, kin-kibir tutmamak ve hiç kimseye kötü gözle bakmamak; kendine yapılmasını istemediğin her hangi bir şeyi, başkasına reva görmemektir.

Üçüncüsü: Dilden Hakk kelamını eksik etmemek, insanlara daima hoş görü içerisinde davranmaktır. Cenab-ı Allal Kur’an’da, “ben size şah damarınızdan daha yakınım” diyor. Yine Kur’an’da, “ben size kendi öz cevherinden ruh verdim” diyor. Öyle ise O’ her an bizimle beraberdir, öyle ise bizim de her an O’nu zikrederek, O’nunla beraber olmamız gerekir.

 

Yedi Farz:

Birinci farz: Talip olan bir kimse, çok sabırlı olmalı ve sır saklamalıdır. Sır saklamaktan maksat, dedi-kodu yapmamak, güvenerek size söylenen bir sırrı, başkalarına anlatarak, insanları zor durumda bırakmamaktır.

İkinci farz: Hakk’ı ve adaleti elden bırakmamalı, her işte adaletli davranmalıdır. İşlediği bir günah için bin özür niyaz ve tövbe etmeli, kimsenin gıybetinde bulunmamalı, yalan söylememeli, yalan yere yemin etmemeli, yalandan, küfürden uzak durmalıdır.

Üçüncü farz: Tüm talipler, edeple oturup, edeple kalkmalı, cümlesi bir dilden söylemelidir. Bunun da gerçek anlamı şudur: Bir Kâmil mürşide bağlanıp, edep erkân içerisinde bulunmak, mürşidinden ilim öğrenip, gerçekler hakkında bilgi sahibi olmaktır. Her aklına gelen sözü doğrudur diyerek insanların akıllarını karıştırmamaktır.

Dördüncü farz: Talip, pirin ve mürebbinin emrine uymalı, ona itaat etmelidir. Pirden ve mürebbiden gelecek her türlü buyruğa rıza gösterip, olduğu gibi kabullenmelidir.

Beşinci farz: Bir mürşitten el alıp, ikrar verip tövbe etmelidir. İkrarı olmayan bir kimsenin, gerçek tarikat ehli olamayacağı muhakkaktır. Gerçek Hakk, Muhammed, Ali yoluna ancak ikrar vererek girilir, ikrarlı olmayan bir kimse, gerçek talip değildir.

Altıncı farz: Kendisine bir yol kardeşi bulup, musahip olmalı ve bu yol kardeşini de Hakk-Muhammed-Ali’nin hidayetine kavuşturmalıdır.

Yedinci farz: Mürşidinden “taç ve kisve” kuşanmalı ve Hakk-Muhammed-Ali yoluna ikrar verip, tığ-ı bent bağlanmalıdır. Taç ve kisve, bir liyakat sembolüdür. Nasıl ki, bir talebe üniversiteyi bitirdiğinde kep ve cübbe giyer, bir hakimin, bir avukatın, bir doktorun giydiği özel kıyafetleri, o kimsenin liyakatını gösterir. Bir pirin,, mürşidin veya talibin kuşandığı “Taç ve Kisve” de o kimsenin “Liyakat”ını gösterir. Tığ-ı bend; ikrar verip tarikata girecek olan bir kimsenin, kestiği kurbanın yününden örülmüş bele bağlanacak uzunlukta bir iptir. Buna tığ-ı bend denir ve yünden örülmüş olan bu ipe, mürşit tarafından: “Ya Allah, Ya Muhammed, Ya Ali” diyerek üç düğüm atılır. Bunun anlamı, “elini, dilini ve belini” bağlamaktır. Bu tığ-ı bendi takan talip, bunların bilincinde olmalıdır.

GELIN CANLAR BIR OLALIM  
   
Reklam  
   
HABERLER  
   
ÖNEMLI GÜNLER  
  2009 HZ. Ali nin Doğumu 10 Ekim 2009 Hz. Hüseyi nin şahadeti 27 Kasım 2009 Kurban bayramı 17 Aralık 2009 Muharrem orucunun başlaması 29 Aralık 2009 Aşure günü ve Kurban tığlanması 13.14.15 Şubat 2009 Hızır Orucu


 
Bugün 4 ziyaretçi (93 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=